
Elektrikli bir aracı şarj etmek. Ancak şarj sırasında verimliliği, maliyetleri ve harcanan süreyi etkileyen birçok faktör vardır.
Şarj istasyonlarında uluslararası standartlara göre düzenlenmiş iki farklı şebeke kullanılıyor: Alternatif akım (AC) ve doğru akım (DC).
Standart ev prizlerini de içine alan AC şebekeleri, elektrikli bir aracı şarj etmenin en ucuz yolu olmasına rağmen bu işlem uzun zaman alabiliyor. AC tipi şarj istasyonlarında şebekeden gelen alternatif akım araç üzerindeki bir dönüştürücü yardımıyla doğrusal akıma çevrilerek bataryaya iletiliyor. Bu tip istasyonlarda 22 kW kapasiteye kadar enerji çıkışı elde etmek mümkün. Ancak AC şebekelerinde şarj hızı istasyonun çıkış gücüne ve araçtaki dönüştürücünün kapasitesine bağlı olarak değişebiliyor.
Yüksek hızlı şarj olarak da bilinen DC istasyonları aracın batarya kapasitesine göre 1-4 saat arasında tam dolum gerçekleştirebiliyor. Şebekedeki alternatif akım istasyon üzerinde doğru akıma dönüştürüldükten sonra araç bataryasına iletildiği için AC şarj tipine göre daha hızlı dolum yapılıyor. DC şarj istasyonlarının kapasitesi 24 kW ile 175 kW arasında değişebiliyor. DC’de elektrikli araç şarj istasyonu kurulum maliyeti yüksek olduğu için AC şebekelerine göre daha fazla ücret talep ediliyor.
Elektrikli araçların batarya dolumu zaman alan bir süreç olsa da maliyet bakımından benzinli ve dizel araçlara göre daha iyi bir noktada bulunduğu su götürmez bir gerçek. Bununla birlikte şarj istasyonlarında firmaya bağlı olarak farklı ücret politikaları uygulanıyor. Örneğin bazı istasyonlarda dakika başı ücretlendirme yöntemi uygulanırken bazılarında işlem başına ücret alınıyor. Bununla birlikte, istasyondan çekilen enerjinin miktarı, aracın özellikleri veya kullanılan soket türü gibi faktörler de ücretlendirmeyi etkileyebiliyor.
Elektrikli arabalarda kullanılabilecek iki tür 'yakıt' vardır. Alternatif akım (AC) ve doğru akım (DC) gücü olarak adlandırılır. Şebekeden gelen güç her zaman AC'dir. Ancak, elektrikli aracınızdaki gibi bataryalar gücü yalnızca DC olarak depolayabilir. Bu nedenle çoğu elektronik cihazda fişe yerleştirilmiş bir dönüştürücü bulunur. Farkında olmayabilirsiniz, ancak akıllı telefonunuz gibi bir cihazı her şarj ettiğinizde, fiş aslında AC gücünü DC'ye dönüştürür.
Elektrikli araçlar söz konusu olduğunda, dönüştürücü araca yerleştirilmiştir. Gerçekten bir dönüştürücü olmasına rağmen buna "araçüstü şarj cihazı" deniyor. Gücü AC'den DC'ye dönüştürür ve ardından bu gücü aracın bataryasına yönlendirir. Bu, günümüzde elektrikli araçlar için en yaygın şarj yöntemidir ve çoğu şarj cihazı AC gücünü kullanır.
Öğrendiğimiz gibi, şebekeden gelen güç her zaman AC'dir. AC şarj ile DC şarj arasındaki fark, AC gücün dönüştürüldüğü yerdir; aracın içinde veya dışında. AC şarj cihazlarının aksine, bir DC şarj cihazında dönüştürücü, şarj cihazının içinde bulunur. Bu, gücü doğrudan aracın bataryasına besleyebileceği ve dönüştürmek için yerleşik şarj cihazına ihtiyaç duymadığı anlamına gelir. DC şarj cihazları daha büyük, daha hızlı ve elektrikli araçlar söz konusu olduğunda heyecan verici bir buluştur.
Örneğin, 22 kWh'lık bataryaya sahip bir Renault Zoe, 22 kW (azami) şarj gücü ile AC (Type2) şarjlanmayı desteklemektedir. Bu hızda bir 22kw AC istasyonda, bu araç bataryasının %75'ini (17 kWh) yaklaşık 45 dakikada şarj edebilir.
60 kWh'lık bataryaya sahip, DC hızlı şarj destekleyen bir Tesla Model S; bir 60kw DC istasyonunda yaklaşık 21 dakikada şarj edebilir ve bataryasının %30'unu doldurur.